Overblog Suivre ce blog
Editer l'article Administration Créer mon blog
24 août 2013 6 24 /08 /août /2013 05:23

 

    

  

24 ağustos 2003, bavullarım elimde yeni bir hayata başlamak için İstanbul’a geldim, bu şehrin otantikliği ve bu kadar farklılıkların bir arada olması beni etkilemişti.


Tam 10 yıl oldu geleli ve bir liste yapmaya karar verdim değişikliklerle ilgili, bazıları iyi bazıları ise kötü yönden oldu.


O zamanda hepimiz milyonerdik ve her gün 6 sıfır ile hesap yapmak oldukça zordu. 2005'te YTL yani yeni Türk lirası girdi yürürlüğü ve 1 ocak 2009'dan itibaren bugüne kadar Türk lirası oldu yani TL.


O dönemden yazdıklarımı birkaç fiyat buldum ve fark ettim ki gıda ürünlerinde özellikle et ve şarap fiyatları 2'ye katlandı 10 yılda ve bu birçok ürün arasında sadece iki örnek.

 

                        Entre 14 et 30 millions de lires le kg en décembre 2004

                14 milyon levrek kilosu ve 30 milyon kalkan kilosu aralık 2004 yılında...


Her toplu taşıma durakta, insanlardan jeton ve bilet alınırdı, bugün hemen hemen her yerde makineler aldı bu görevi.


Eminönü tramway’nın  son durağıydı. Kabataş'tan Taksim meydan'ına kadar füniküler yoktu ve en eski metro hattının son durağın Yenibosna’daydı, bugün ki gibi Atatürk havalimanı değildi.

 

  fin août 2004, Bientôt le tramway reliera Kabatas à Emin

          Ağustos 2004 sonunda, tramvay yakında Galata köprüsüne geçecek Kabataş'a kadar


İki yakayı bağlayan metrobüs hattı yoktu ve rekor bir zamanda Avrupa yakasında merkez dışında ulaşmak mümkün, ayrıca Pierre Loti kahvesine gitmek için teleferik'te yoktu.


Sarıyer limanının önündeki balık çarşı binasını, Beşiktaş'ta Barbaros bulvarındaki sürekli olan pazarı ve özellikle Bozdoğan kemerinde olan Kadınlarpazarı nı özlem ile hatırlıyorum. Bu 3 alanda yok artık ve yerinde betondan oluşan ve renk vermek için birkaç ağacın bulunduğu  kamu alanı yer aldı.

 

  IMGP0806---Marche-aux-poissons-de-Sariyer-copy.jpg

                         Bugünkü olmayan Sariyer'deki balık pazarı binasında


Sulukule mahallesinde 11. Yüzyılından beri, dünyanın en eski Çingene olan semtinde müzik ve dans olurdu  sürekli … artık yerinde ruhsuz zengin kesimlerin oturduğu binalar var.

 

  avril 2009 138 copy

                              Nisan 2009 yılında, Sulukule can çekişiyor...


10 yıl önce iş merkezi olarak bilinen Levent’te uzun kulelere rastlamak çok nadirdi. Birkaç yıldır mantar gibi çoğaldılar şehrin dört bir yanına manzarayı ve şehrin bazı mahallelerinin görüntüsünü bozdular.

 

  octobre 2004 copy

              Ekim 2004, birkaç tane kuleler sadece Avrupa yakasında...

 

  AOUT-2012 8947 avril 2011 copy

                                Ağustos 2012, kuleler mantar gibi çoğalıyor...


AVM'ler, yani alışveriş merkezleri on parmağımızla sayılırdı. Bugün, 114 tane Istanbul'da ve 299 tüm Türkiye genelinde bulunuyor. Gelecek 2 yıl için de 56 AVM projesi var Türkiye'de, 26 tanesi sadece İstanbul'da yapılacak. Kaç tane daha yapılacak, ne zaman "AVM krizi" bitecek ?

 

 Simit satanlar ve küçük seyyar satıcılar daha ne kadar bu ekonomide yer alacak ?

 

  IMGP241 - mes potes d'Eminönü avril 2004 copy

    Nisan 2004 Eminönü'nde, kuruyemiş sevdiğimi satıcılar... başka yere sonra taşınmıştı...


En meşhur olan İstiklal caddesinde ve etrafında 35 sinema salonları bulunuyordu. Bugün sadece 20 tane kaldı. Artık küçük sinemalar yerine AVM'lerde olan sinemalar daha çok tercih ediliyor.


Eskiden İstiklal'de bulunan neredeyse bütün kafeler ve mağazalar sadece türk markalardı,Gloria Jeans Cafe, John’s coffe ve Strabucks gibi dükkanlar yoktu. 2013 yılında Istanbul'da yaklaşık 60 tane Starbucks bulunuyor...  

 

  AOUT-2012 3059 copy

                Ne Rüya sineması, ne de İnci pastanesi bugün İstiklal caddesinde kalmadı...


Üsküdar'da güzel olan Şakirin Camisi yoktu, Taksim'de ve Camlıca'da cami projeleri bile söz konusu değildi.


Marmaray projesi 2004 yılında başladı ama 3. Köprü ve havalimanı, 50 kilometrelik Kanal Istanbul, Galataport, Tarlabaşı ve Gezi projelerinden o yıllarda söz edilmiyordu.

 

  20130719_161455-copy.jpg

            Ağustos 2013 yılında, Gezi parkı Taksim meydanın yeni sembolu !


Ruhunu ve kimliğini kaybederek, İstanbul büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Bu ölçüsüz değişikliklerin limiti yok projelere bakılırsa.

 

İstanbul’a ilk geldiğim yıllarda bazı yerleri fotoğraf çekmediğime pişmanım çünkü şu an bambaşka yerler oldu.


10 yılda bu megalopolun ne kadar değiştiğini ve değişmeye devam ettiğini görmek beni çok üzüyor ve geleceğinden endişeleniyorum...

 

Fransız versiyonu okumak için, buraya tıklayın.

 

 


 

 

Partager cet article

Repost 0
Published by Nathalie Istanbul - dans Günlük yaşam
commenter cet article

commentaires

Présentation

  • : Le blog de bretzeldensimitlere.over-blog.com
  • Le blog de bretzeldensimitlere.over-blog.com
  • : On üç senedir Istanbul'daki oturan bir fransızım ve artık İstanbuluyum !
  • Contact

Recherche

Catégories

Liens